Görele Masaj Salonu Hizmetleri Ebru
Görele Masaj Salonu
Görele Masaj Salonu Gözlerinden birini kapadı; bedenine düşen gölgelerin
hakkaten yeşil oldukları kanısına vardı. İskele biçimindeki
kayalığın denize bakan kenarına gitti, gözlerini suya dikti.
Suyun dibi görülüyordu. Tropikal yosunların ve mercanların
ışıltısıyla pırıl pırıldı su. Parlayan ufak balıklar, hızla oradan
oraya yüzüyordu. Ralph, sevincinin çıkarabileceği en kalın
sesle, kendi kendine bağırdı:
“Yaşaaa!”
İskele biçimindeki kayanın ötesinde, büyüleyici daha başka
şeyler de vardı: bir ihtimal bir tayfunda, kim bilir geldikleri sırada
çıkan fırtınada, kumları lagüne depo etmek aklına esmişti
Tanrının. Kumsalda uzun ve derin bir havuz meydana
gelmişti böylece. Bu havuzun ucunda da pembe granitten
yüksek ve düz bir çıkıntı vardı. Kumsallardaki havuzların
derinliği konusunda kaç kere aldanmıştı Ralph. Onun için,
hayal kırıklığına uğramaya hazırdı bu havuza yaklaşırken. Ne
var ki, her şey gerektiği gibiydi bu adada. Deniz çok
yükselince dolup taşan havuzun bir ucundaki su, koyu yeşil
görünecek kadar derindi. Ralph, aşağı yukarı otuz yarda olan
havuzu dikkatle inceledikten sonra suya daldı. Kanının
ısısından daha sıcaktı su. Sanki dev gibi bir banyoda
yüzüyordu.
Görele Masaj Salonu
Domuzcuk gene göründü. Kaya çıkıntısına oturup, Ralph’ın
yeşil ve beyaz bedenini kıskana kıskana seyretti:
“Fiyakalı yüzüyorsun.”
“Domuzcuk…”
Domuzcuk, çıkardığı ayakkabılarıyla çoraplarını çıkıntının
üstüne özenle yerleştirdi. Ayak parmağıyla suyu denedi:
“Sıcakmış!”
“Ne sandın şu demek oluyor ki?”
“Bir şey sanmadım Teyzem…”
“Yuha teyzene…”
Ralph daldı, gözleri açık, suyun altında yüzdü. Havuzun
kumlu ucu, bir tepenin yamacı gibi dikildi karşısına. Burnunu
tutarak, sırt üstü yattı. Altın bir ışık, tam yüzünün üstünde
oynadı, sonrasında paramparça oldu. Domuzcuk kararlı bir hal aldı,
kısa pantolonunu çıkarmaya başladı. Şimdi solgun ve şişman
bedeni çıplaktı. Ayak parmaklarının ucuna basa basa, havuzun
kumlu kısmına gitti, Ralph’a gururla gülümseyerek, boynuna
gelen suyun içine oturdu.
“Yüzmeyecek misin?”
Domuzcuk, hayır dercesine başını salladı:
“Yüzme bilmiyorum. İzin vermediler. Astımım…”
“Yuha astımına!”
Domuzcuk, bir çeşit alçakgönüllü sabırla katlandı buna:
“Sen çok güzel yüzüyorsun.”
Ralph sırtüstü yüzüp, kum tepesinin yanından uzaklaştı.
Ağzını suya soktu, havaya su püskürdü bir fıskiye şeklinde. Sonrasında
çenesini kaldırıp mevzuştu:
“Beş yaşında yüzmesini bilirdim. Babam öğretti bana.
Babam deniz kuvvetlerinde binbaşıdır. İzin alınca, gelip bizi
kurtaracak. Senin baban neci?”
Domuzcuk, ansızın kızardı:
Son yorumlar