Görele Mutlu Sonlu Masöz Bayanlar

Görele Mutlu Sonlu Masöz

Lesje dö ne dö ne merdivenleri iniyor, elleri yağmurluğunun ceplerinde sessiz duruyor. Sendeliyor. Dar bir leğen kemiği var, çocuk doğururken ö lecek, çocuklar hakkında hiçbir şey bilmiyor… Ya işi ne olacak? Nate çalışsa bile zor bela geçiniyorlar. Henü z iş işten geçmiş olması imkansız, bu denli çabuk aslabir şey olmuş Görele Mutlu Sonlu Masöz olamaz. Lesje bir paket daha açacak, iki hap yutacak, bir de sıcak banyo meydana getirecek ve her şey eskisi şeklinde sürüp gidecek.

Ancak, derhal ardından şö yle dü şü nü yor: Hayır, bu kere değil. Yalandan yahut değil, bir daha greypfrut bıçağıyla karşı karşıya gelmek istemiyor çünkü. Başı önde, altın kubbenin altında kapıya doğru seğirtirken, koluna birinin dokunduğunu hissediyor. Dokunanın barışmak, ateş–kes yapmak, işi tatlılıkla çözümlemek fakat isteyen Nate bulunduğunu umuyor. Ama dokunan o değil, William. William, “Ne rastlantı, ben de müzedeydim!” diyor; “Gelip seni göreyim dedim.”

Lesje çok iyi biliyor ki, William asla rasgele bir yerde olmaz, hele mü zede hiç olmaz. Mükemmel, saydam William; telefon rehberi şeklinde kolayca okunan, her şeyi alfabetik bir dü zen içinde olan William.  William’ın  ona  bir  sö yleyeceği  varmış,  onun  için  buraya  gelmiş.  O¨ nceden  telefon etmemiş, çü nkü Lesje’nın onu gö rmeyi reddedeceğini biliyormuş. Doğru sö ylü yor, reddederdi hakikaten. Ama şimdi Lesje gülümsüyor ona, sırıtıyor.

Görele Mutlu Sonlu Masöz

“Ben de tam Murray’ın Yeri’ne gidiyordum” diyor. William için gideceği yeri değiştirecek değil ya. William, Murray’ı çok pis bulur, orada yenen yemeğin insanın kalınbağırsak kanseri olmasına yol  açacağına  inamr.  O¨ yleyken,  “Ben  de  sana  katılsam,  rahatsız  olur  musun?”  diyor.  Lesje olmam diye karşılık veriyor. Bu da doğru. Gerçekten de rahatsız olmuyor William’ın varlığından. William artık gü venli bir şekilde geçmişte kaldı.

Lesje onun yanında yü rü rken, kemiklerinin içine hava dolduğunu hissediyor. Kendisini etkileyemeyen biriyle beraber olmak saltık mutlulukmuş meğer! Lesje ezilmiş yumurtalı bir sandviç yiyor, bir sigara içiyor. William, ekmek kırıntılarıyla oynayarak, “Sanırım, yeteri kadar süre geçti ü stü nden” diyor, “Şunu bilmeni istiyorum ki, pek iyi davranmadım o gü n sana. Ne demek istediğimi anlıyorsun herhalde.” Mavi gö zleri içtenlikle bakıyor, pembe yanakları parlıyor.