Görele Mutlu Son

Görele Mutlu Son

Aksine yuvaya kapanan o aygıt beni öyle tıka

basa bir zevkle doyuruyordu ki, soluksuz kalıyordum. Sonrasında o

öldürücü darbeler, sayısız öpücükler geldi. Her biri tanım

edilemez bir mutluluktu ve o mutluluk daha büyük saadetlerin

yoğunluğu içinde yitiyordu. Görele Mutlu Son Ama bu uzun süremeyecek kadar

yoğun bir karmaşaydı. Aşkımızın şarabı kısa süre sonrasında taştı

ve ateşi o an için söndürdü. Tüm bu sevişmeler, sabahın geç

saatlerine kadar süre gelmiştü böylece kahvaltıyla öğle yemeğini

bir arada yapma gereği duyduk.

Konuştuğumuz zamanlarda  Görele Mutlu Son Charles kendi hakkında bilgiler

veriyordu. Gümrükte görevli olan bir babanın tek oğluydu.

Babası bu genç beyefendiye çok yetersiz bir eğitimelde etmiştı. Onu aslabir mesleğe yönlendirmemiş ancak orduda

sancak subaylığı satın alarak ona bir meslek sağlamayı

tasarlamıştı. Böylece aile bütçesine katkıda bulunmasını

hedeflemişti. Ne var ki babası büyük umutlar vaadeden bu

gencin, erkeklik çağına erinceye dek avare bir hayatsürmesine göz yummuştu. Ek olarak acemileri, sefilleri şehirde

bekleyen fenalüklere ve her türden tehlikeye karşı genel de

olsa ihtarda bulunma zahmetine bile girmemişti. Charles,

babası ve babasının metresiyle birlikte aynı evde yaşamıştı.

Görele Mutlu Son

Babası da para istemediği sürece oğluna karşı merhametli

olmuştu. Charles dilerse yalan da söyleyebilirdi, babası onu

hiçbir mevzuyla ilgili azarlamazdı. Hatasına karşı herhangi bir

ciddi denetim ya da zorlamadan çok hoşgörü havası

taşıyordu. Ek olarak Charles para gereksinimini sağlamak için

ölen annesinin annesine sahipti.

Torununun üzerine titreyen bu hanımın yaşamını sürdürmesine

yetecek yüklü bir miktar yıllık geliri vardı ve küçük sevgili

torunu için yaptığı harcama tutarlarının hiç önemi yoktu.

Damadı ise kendine değil de torununa yapılan bu gözü kapalı

harcamalardan dolayı güceniyordu. Görele Mutlu Son Ve bu şekilde çıkarcı bir

kıskançlığın baba kalbinde nasıl ölümcül bir değişim

yaratabileceğini daha sonrasında göreceğiz.

Yine de Charles, büyükannesinin müsrif düşkünlüğü

yardımıyla benim kadar kolay memnun edilebilen bir metres

tutmayı karşılayabiliyordu ve benim şansım vardı ki tam o

böyle birini ararken beni karşısına çıkarmıştı.

Charles’ın kişiliğine erişince, sakin sevimliliğiy-le evcil bir

mutluluk için dünyaya gelmiş gibiydi. Sevecen, doğuştan

nazik ve inceydi. Kavgalar ve düşmanlıklar asla onun biçimı

değildi. Alçakgönüllü, ılımlı, her vakit için alttan alan ve

kendi sükûneti ile ortamı sakinleştiren bir yapıya sahipti.